KAFTANCIOĞLU: 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ’NDE İSTANBUL’UN 14 CHP’Lİ BELEDİYESİNDE ÇALIŞAN TÜM KADINLARIMIZ İZİNLİDİR.  
07.03.2018
4408
Yazı Boyutu: A- A+
CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, İstanbul’un CHP’li 14 belediye başkanıyla birlikte basın açıklaması yaptı.

Kaftancıoğlu: "CHP’li belediyelerimizde çalışan kadınlarımıza bir müjdeyi daha vermek istiyorum. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde İstanbul’un 14 CHP’li belediyesinde çalışan tüm kadınlarımız izinlidir."

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklama şöyle:  

Türkiye’de ayrımcılığın, ötekileştirmenin, insan hakları ihlallerinin tavan yaptığı bir dönemden geçiyoruz. Şiddet, bugün hayatın her alanına sirayet etmiş durumda. Bazen fiziksel bazen psikolojik bir şiddetle ama ne yazık ki her gün insan haklarının ihlal edildiği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu acı gerçeklikle en fazla muhatap olan da hiç şüphesiz ki, kadınlar ve çocuklar.

Ülkemiz adına bu yüz kızartıcı tablonun değişmesi için devlete ve yerel yönetimlere çok önemli görevler düşüyor. İsterdik ki bugün devletimiz, onu var eden halkına insanca yaşam şartlarını yaratıyor olsun. İsterdik ki devletimiz mutlu bir azınlığın değil onu var eden halkının yanında olsun. Yine isterdik ki devletimiz, sokaktaki, evdeki, iş yerlerindeki şiddete son vermek için çare arasın. Ne yazık ki mevcut iktidarın elinde bulunan devletin bu taleplere cevap vermesi mümkün gözükmüyor.

Kötülüğün iktidar olduğu bu dönemde çöldeki vaha gibi duran, topluma nefes aldıran yönetim anlayışları da yok değil. Bugün sosyal demokrat yerel yönetim modeliyle hizmet veren CHP’li belediyelerimiz, birçok konunun olduğu gibi toplumsal cinsiyet eşitliğinin de mimarı.

Herkes için temel bir hak olan eşitlik ilkesinin, insanca yaşam şartlarının hayata geçirilmesinde yasal düzenlemeler de bildiğiniz gibi tek başına çare değil. Bu anlamda CHP’li belediyelerimiz, sosyal demokrat belediyeciliğin vazgeçilmez bir unsuru olarak kadının toplumdaki yerini güçlendirmek, eşit imkân ve hizmetler sağlamak amacıyla başta sosyal hizmetler olmak üzere farklı alanlarda öncü çalışmalar yapmayı sürdürüyor. Sosyal demokrat belediyeler, bugünkü devlet anlayışının kırıp döktüğü toplumsal cinsiyet eşitliğini yeniden sağlamak için mücadele veriyor.

Yalnızca İstanbul’da değil, Türkiye’deki tüm CHP’li belediyelerimiz, toplumun nefes alabildiği yerlerdir. Belediyelerimiz, kadınların istihdama katılabildiği, özgürce dolaşabildiği, farklı alanlarda kendilerini geliştirebildiği ve erkek egemen anlayışın hüküm süremediği yerler.

Bazıları gibi yol yapmayı, çöp toplamayı 21. yüzyılın en büyük hizmeti gibi sunanlar bir tarafta; topluma sosyal ve ekonomik fırsat eşitliği yaratan, insanca yaşam koşullarını hazırlayan belediyeler diğer tarafta. Yani bizim belediyelerimiz. Halkımız bugün İstanbul’da birbirine komşu iki ilçe olan Esenyurt ve yanındaki CHP’li belediyeye baktığında sosyal demokrat belediyeciliğin farkını çok net görebiliyor.

Sosyal demokrat yerel yönetim anlayışını İstanbul’da hakim kılmak için yürüttüğümüz bu haklı mücadele, kadınlarımızın, gençlerimizin, çocuklarımızın insanca yaşam ve daha iyi bir gelecek mücadelesidir. 

İstanbul’da partimin ilk kadın il başkanı olarak yarın bütün kadınlar gibi benim için de oldukça önemli. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü coşku ve neşeyle kutlayabileceğimiz bir Türkiye umuduyla buradayız. Bunu neden söylüyorum? Çünkü bugün kadınlar olarak Türkiye’de kadın olmanın en zor olduğu günleri yaşıyoruz.

Yapılan araştırmalara göre

· Her 10 kadından yalnızca 3’ü çalışıyor! Hepimizin bildiği ve yaşadığı gibi. 

· Geniş tanımlı kadın işsizliği 3 milyona yaklaştı! 

· Kadınlarınne yazık ki, yarıya yakını kayıt dışı çalıştırılıyor! 

· Kadınların gerçek sendikalaşma oranı yüzde 6! 

· Her 4 kadından biri şiddete maruz kalıyor… 

· Her 10 kadından 4’ü kendini hiçbir şekilde güvende hissetmiyor. Bizim belediyemiz sınırları dışında.

Kadınlar aile içinde, sokaklarda, toplu taşıma araçlarında ya da işyerlerinde tanıdıkları veya tanımadıkları erkekler tarafından her gün artarak şiddete maruz kalıyor. Ülkemizde kadın işsizliği ne yazık ki, 2017 Kasım ayında %25’lere çıkmış durumda.

Bu rakamlar Türkiye’de kadınların durumunu anlatan gerçeklerden sadece bazıları.

Kadının giyiminden, kahkahasından tahrik olmanın meşrulaştırıldığı, küçücük 4 yaşındaki kız çocuklarının saçının telinden tahrik olup olunmadığının konuşulduğu bir dönemdeyiz. 

Tablo ne kadar karanlık olursa olsun biz kadınlar haklıyız, güçlüyüz ve her yerdeyiz. Kadın mücadelesinin önünde yıkılmayacak hiçbir iktidar yok. Evde, sokakta, iş yerlerinde erkek egemenliğine karşı yürüttüğümüz mücadeleyi yalnızca biz biliriz. Bu mücadeleyi veren her kadın yoldaşım ne demek istediğimizi çok iyi anlayacaktır. Meselemiz erkek yurttaşlarımızla değil erkek egemen bir toplum anlayışını devam ettirmek isteyen herkesle. Onlar kendilerini gayet iyi biliyorlar.

Konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi bu yaşadıklarımızı sona erdirmek ancak ve ancak sosyal demokrat bir yönetim anlayışıyla mümkün. Kadınların rahat bir nefes alabildiği belediyeler yani bizim belediyelerimiz. Sokaklarında özgürce dolaşabildiğimiz, çalışabildiğimiz belediyelerimizi tüm Türkiye’ye yaymak bizlerin yani kadınların elinde. 

Ve biz 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne bir gün kala İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni halka yeniden kazandırdığımızda şu anda kadınlarımızın nefes alabildiği bizim 14 belediyemizdeki bu nefes alımını İstanbul’a yayacak ve tüm Türkiye’de de kadınların nefes almasını sağlayacağımızın altını bir kez daha çizmek isterim.

Kadınların toplumsallaşmasını, sosyal ve ekonomik hayata katılmasını arttırmak bizim görevimiz. CHP’li belediyelerimizde yaşayan kadın yurttaşlarımız bunu biliyor, yaşıyor, yararlanıyor. Kadın bir İl Başkanı olarak tüm kadın yurttaşlarımıza seslenmek isterim; yaşamazsınız ama oldu da bizim belediyelerimizde kadına yönelik hizmetlerle ilgili bir problem yaşarsanız 7 gün 24 saat telefonla bana ulaşabilirsiniz. Çünkü biz yaptıklarımızı ve gerçekten yapabileceklerimizi söylüyoruz. Ve biliyoruz ki, İstanbul’u kadınlarla birlikte kazanacağız, kadınlarla birlikte yöneteceğiz. 

Bu anlayışla CHP’li belediyelerimizde çalışan kadınlarımıza bir müjdeyi daha vermek istiyorum. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde İstanbul’un 14 CHP’li belediyesinde çalışan tüm kadın çalışanlarımız izinli sayılacaktır. 8 Mart, aynen bizim belediyelerimizde olduğu gibi kadınlarımız için tüm Türkiye’de resmi tatil olmalıdır. Biz İstanbul’dan bu adımı attık ve tüm Türkiye’de bunun gelişmesi, genişlemesi ve hukuki bir kararın çıkması umuduyla diyoruz.

Yine yakın zamanda kadına dönük şiddetin engellenmesi yönündeki çalışmalarımızda yine 14 belediyemizde kadın dernekleriyle yapacağımız protokol çerçevesinde devam edecektir. Bundan sonra yine belediye başkanlarımız ve belediyelerimizle yürüteceğimiz çalışmalarımızda da kadının sadece adının değil, varlığının ve üretiminin de var olduğunun hep birlikte daha görünür kılacağız."